MEF Menu
Middle East ForumSupport MEF
Orta Doğu Forumu · Middle East Forum
FWI News

Alman istihbaratı: İslamcı eşcinsel düşmanlığı cihatçılığın ve demokrasinin aşınmasının habercisi

Tehdit nedeniyle eşcinsel erkekler "aşırı sağ" bir siyasi partiye destek veriyor.

Jules Gomes, Roma merkezli bir İncil araştırmacısı ve gazetecidir.

Activists organized a vigil at Brandenburg Gate the day after a terrorist attack on the Berlin Pride event on July 25, 2026.
25 Temmuz 2026'da Berlin Onur Yürüyüşü'ne düzenlenen terör saldırısının ertesi günü eylemciler Brandenburg Kapısı'nda anma nöbeti düzenledi. · (Orator, via Wikimedia Commons)

Almanya’nın iç istihbarat servisi, yükselen İslamcı LGBTQ+ karşıtı söylemin cihatçı şiddeti beslediği ve İslamcılığın Batı demokrasilerine yönelik düşmanlığının önemli bir göstergesi olduğu uyarısında bulunuyor.

Federal Anayasayı Koruma Dairesi (Bundesamt für Verfassungsschutz), 2 Ekim tarihli basın açıklamasında, “İslamcı hareketlerde yaygın kuirfobi” konusunda alarm veren dosyasına dikkat çekti.

BfV açıklamasında, “Kuir insanların hakları Müslüman topluluklara yönelik ‘Batılı’ bir saldırı olarak resmediliyor ve özellikle sosyal medyada seferberlik ve sınır çizme amacıyla kullanılıyor” denildi. Açıklama, İslamcı kuirfobinin “liberal ve çoğulcu Batı tipi demokrasinin reddedilmesinin, hatta ona karşı çıkılmasının bir ifadesi olarak” “artan önemi”nin altını çizdi.

Dosya, 25 Temmuz’da Berlin Onur Yürüyüşü’ndeki LGBTQ+ katılımcılara yönelik saldırının “cihatçı motivasyonlu” olduğunu ve “lezbiyen, gey, biseksüel, transgender, interseks ve kuir insanların” “İslamcılar için bir düşman imgesi” ve “cihatçılar için bir hedef” olduğunu “çarpıcı biçimde gözler önüne serdiğini” kabul etti.

Alman özel kuvvetleri, Avrupa’nın en büyük LGBTQ+ etkinliklerinden biri olan ve Christopher Street Day olarak da bilinen Berlin Onur festivali’ni bir minibüs ve bıçakla hedef alarak 29 kişiyi yaralayan ve bir kadını öldüren 21 yaşındaki Lübnan asıllı Alman IŞİD sempatizanı Abdul Ballout’u vurarak öldürdü.

Alman yorumcu Elisabeth Dampier, Almanya’nın saldırının İslamcı motivasyonu konusunda “inkâr” içinde olduğu, önde gelen Alman siyasetçilerin ve ana akım haber medyasının saldırı için “aşırı sağı” suçladığı uyarısında bulundu.

Dampier, İslami göç konusunda en sert görüşlere sahip olan Almanya’nın “aşırı sağ” Almanya için Alternatif (Alternative für Deutschland, AfD) partisinin 2025’te gey erkekler arasında en popüler parti olduğunun tespit edildiğini, bunun nedeninin de tam olarak Almanya’daki kuir insanların “böyle saldırılardan korkması” olduğunu belirtti.

Dosya, Cihatçı Propagandada Kuir Nefretini Gün Yüzüne Çıkarıyor

Rapor, cihatçıların son yıllarda LGBTQ+ bireyleri ve sembollerini “büyük bir vahşetle” hedef aldığını ve gey hareketini düzenli olarak İslamcı ideoloji bağlamında bir düşman olarak resmettiğini kaydediyor. Raporda, eşcinsellerin çatılardan atılarak öldürülmesine dair IŞİD propagandasına atıf yapılıyor.

Rapora göre, IŞİD’in Afganistan kolu olan Horasan Vilayeti İslam Devleti (ISPK) tarafından yayımlanan “Voice of Khurasan” dergisinin Şubat 2023 sayısında “Cihat, Hevâ Ehlinin Yolunda Bir Engeldir” (LGBTQ+ hareketini kastederek) başlıklı bir makale yer alıyor.

Makale, eşcinselliğe yönelik hoşgörünün “Müslüman gençliği felç etmek” için tasarlanmış “yeni geliştirilmiş bir virüs” olduğu uyarısında bulunuyor ve Berlin’deki LGBTQ+ dostu İbn Rüşd-Goethe Camisi’ni “şeytanların ibadethanesi” olarak mahkûm ediyor.

Dosya, el-Kaide dergisi “Ummah Wahida”nın Şubat 2023 sayısını kaynak gösteriyor; bu sayıda Katar, 2022 Dünya Kupası’na ev sahipliği yaptığı ve İslam’a aykırı eylemlere hoşgörü gösterdiği için ağır biçimde eleştiriliyor. Örnek olarak eşcinsellerin ağırlanması ve Alman İçişleri Bakanı Nancy Faeser’in bir Dünya Kupası maçında “One Love” pazubandı takarak görünmesi gösteriliyor.

Dosya, cihatçı propagandanın ayrıca, inanç meselelerinde İslam’ın Batı’ya üstünlüğünü ilan etmek için LGBTQ+ “ahlaksızlığını” öne çıkardığını kaydediyor; örnek olarak da Batı’yı alkol tüketimi, kumar, zina, faiz ve “(cinsel) anormallik” (eşcinsellik) ile dolu gösteren el-Kaide bağlantılı Telegram kanalı “Hidayat alsari”yi veriyor.

Selefi ve Hizb ut-Tahrir Homofobisinde Patlama

Dosya, Pierre Vogel ve Ibrahim El-Azzazi de dahil olmak üzere birçok Selefi vaizin ve etkileyicinin vaazlarda ve kamuya açık sosyal medya platformlarında İslamcı motivasyonlu, homofobik açıklamalar yaptığının altını çiziyor.

Vogel, İslam’ı bozduğuna inandığı liberal Müslümanlara saldırıyor ve onları Tanrı’nın sözüne isyan eden “şarlatanlar” olarak nitelendiriyor. Ayrıca Hristiyanlık ve Yahudiliğin eşcinselliğe ilişkin geleneksel görüşlerine (ki eleştirisinin odağında genellikle bunlar yer alıyor) atıfta bulunarak defalarca şunu ilan ediyor: “Dinimizin değiştirilmesine izin vermeyeceğiz.”

Kasım 2025’te Federal İçişleri Bakanı, Hizb ut-Tahrir bağlantılı “Realität Islam”, “Generation Islam” ve “Muslim Interaktiv” (MI) gruplarının sosyal medya kanallarını İslamcı LGBTQ+ karşıtı propaganda nedeniyle yasakladı. Bu kanallar, ikili olmayan cinsiyet kimliklerini ve heteroseksüel olmayan yönelimleri İslam’a aykırı bularak reddeden videolar, metinler ve mimler yayımlıyordu.

Vogel, Berlin’deki İbn Rüşd-Goethe Camisi’nin 2021’de başlattığı ve Federal Aile, Yaşlılar, Kadınlar ve Gençlik Bakanlığı’nın desteklediği “Love is Halal” kampanyasını gerekçe göstererek, bunu Müslümanlar için vazgeçilmez olan helal sertifikalandırmasının istismarı olarak mahkûm ediyor.

Rapor, “Hem Selefi hem de cihatçı yelpazeden gelen tepkiler, tüm LGBTQ+ bireylerin kesin biçimde reddedildiğini gösteriyor” sonucuna varıyor. Bu durum, “kuir insanların karalanmasında tırmanan bir sarmala, ama aynı zamanda Batı dünyasına ve ‘kâfirlere’ yönelik genel bir düşmanlığa yol açabilir.”

Raporda, “Siyasetçiler ve medya, eşcinsel ve transgender bireylerin haklarını ne kadar yoğun biçimde ele alırsa, İslamcılar kuirfobiyi o kadar güçlü biçimde yayıyor” ifadesi yer aldı.

İslamcı İçerik Üreticisi Eşcinsellerin İdamını İstiyor

Britanya da eşcinsellere yönelik İslamcı söylemde bir sıçrayışa tanık olurken, Birleşik Krallık makamları nefret söylemine dair katı yasalarına rağmen İslamcı vaizlere karşı harekete geçmekte isteksiz davrandı.

4 Ekim’de İngiliz Müslüman içerik üreticisi Muhammad Saifullah, Liam Tuffs podcast’ine, Britanya Başbakanı olsa eşcinselleri tutuklayacağını, yargılayacağını ve idam edeceğini söyledi. Etkileyici ayrıca zina edenleri taşlayacağını ve mürtedlere ölene kadar işkence edeceğini belirtti.

Christian Concern’ün İslam uzmanı ve Kamu Politikası Başkanı Tim Dieppe, Batı İslamcılığına Odak’a (Focus on Western Islamism, FWI) şunları söyledi: “İlerlemeci seçkinler, tüm dinlerin eşit olduğu yönündeki hatalı inançlarına dayanarak her zaman İslam’ın gönlünü kazanmaya çalıştı. Bu rapor onları oldukları yerde durdurmalı.”

The Challenge of Islam: Understanding and Responding to Islam’s Increasing Influence in the UK kitabının yazarı Dieppe, “İslam, LGBTQ+ haklarına karşı son derece hoşgörüsüz; o kadar ki İslamcılar LGBTQ+ bireylere karşı şiddete başvuruyor. Bu, solun İslam’la iş birliğini sorgulatacak mı? Sorgulatmalı” diye vurguladı.

Uzmanlar Cihatçılık ile Kuir Karşıtı Şiddet Arasında Büyüyen Bağlara Dikkat Çekiyor

BfV dosyası, İslamcılığı LGBTQ+ karşıtı şiddete bağlayan bir Avrupa istihbarat kurumunun ilk raporu olsa da cihatçılık üzerine çalışan araştırmacılar kuir topluluklara yönelik İslamcı tehdide dikkat çekmişti.

Berlin’deki “Birlik İçinde Lezbiyenler ve Geyler” oluşumuna liderlik eden Hristiyan Demokrat Birlik partisi üyesi Rene Powilleit, “Berlin’deki kuir yaşam uzun zamandır aşırılıkçıların ve İslamcıların baskısı altında, ancak bu saldırı yeni ve korkunç bir boyuta işaret ediyor” diye kaydetti.

Powilleit, “Uyarı işaretleri uzun süredir ortadaydı. Daha 2021’de Dresden’de bir gey çift bir İslamcının saldırısına uğradı ve bir kişi öldürüldü” diye yazdı. “Burada karşı karşıya olduğumuz şey, izole tekil saldırganlar değil; radikal ideolojilerin serpildiği ve açık toplumları bilinçli olarak hedef aldığı bir iklim.”

“Gerçeğin gözünün içine bakmamız gerekiyor: siyasal İslam, Batılı, liberal ve özgür birlikte yaşama biçimimize yönelik en büyük tehditlerden biri” diye uyardı. “Bu ideoloji hakkında dürüst ve sağlam bir tartışmaya, Almanya’daki İslamcı yapılara yönelik her türlü saflığın ve desteğin sona ermesine ihtiyacımız var.”