MEF Menu
Middle East ForumSupport MEF
Orta Doğu Forumu · Middle East Forum
FWI News

Avrupa Parlamentosu'ndan İslamcı sızmaya karşı tarihi karar

Ezici çoğunlukla kabul edilen metin, Müslüman Kardeşler'in Avrupa'daki etkisini sınırlamayı hedefliyor.

Jules Gomes, Roma merkezli bir İncil araştırmacısı ve gazetecidir.

European Parliament in Strasbourg expels FEMYSO, the Muslim Brotherhood-linked youth network, after 33 MEPs warned of its Islamist ties and threat to European values.
Strazburg'daki Avrupa Parlamentosu, vergi mükelleflerinin parasının kıtadaki İslamcı örgütlere aktarılmasını önlemek amacıyla Avrupa Birliği harcamalarının daha sıkı denetlenmesini isteyen kararı onayladı. Metin ayrıca AB hükümetlerinden, Müslüman Kardeşler bağlantılı grupların AB terör listesine alınıp alınmayacağını değerlendirmelerini talep ediyor. · (Shutterstock)

Avrupa Parlamentosu, İslamcı sızmaya karşı çıkan ve Müslüman Kardeşler ile ona bağlı Avrupa Müslüman Gençlik ve Öğrenci Örgütleri Forumu (Forum of European Muslim Youth and Student Organisation – FEMYSO) adlı yapıyı da anan tarihi bir kararı kabul etti.

8 Ekim 2026’da milletvekilleri, İslamcı kurumlara yerleşme stratejisini (entryism) ve bu ağları teşhis eden; AB kaynaklarının siyasal İslam’la bağlantılı gruplara gitmemesi için denetimlerin sıkılaştırılmasını isteyen metni 381’e karşı 167 oyla, 15 çekimserle kabul etti. Avrupa Parlamentosu’nun basın açıklamasına göre karar ayrıca AB hükümetlerinden, Müslüman Kardeşler bağlantılı grupların AB terör listesine alınıp alınmaması gerektiğini değerlendirmelerini istiyor.

“İslamcı kurumsal yerleşmeye ve Müslüman Kardeşler ağının etkisine karşı bir AB stratejisi ihtiyacı üzerine” başlığını taşıyan karar; ayrılıkçılık, mağduriyet söylemi, antisemitizm, İsrail nefreti, komplo anlatıları, laikliğe meydan okuma ve toplumsal cinsiyet eşitliğine itiraz etmek için dinin kullanılması gibi unsurların İslamcı etkinin işaretleri olabileceği uyarısında bulunuyor.

Karar, İslamcılığın; dernekler, vakıflar ve kültürel, eğitsel, dinî, hayır amaçlı, üniversite, gençlik, ayrımcılık karşıtı veya sosyal adalet odaklı yapılardan oluşan bir ekosistem aracılığıyla işlediği uyarısını yapıyor; Müslüman Kardeşler’in ise “bu ulusötesi İslamcı ağların arketipi” olduğunu belirtiyor.

Metin, İslamcı ağların; temel haklar, kapsayıcılık, çeşitlilik, kültürlerarası diyalog, ırkçılık karşıtlığı ve ayrımcılıkla mücadele söz dağarcığını sıkça benimsediğini; buna karşılık Müslüman azınlıkları koruma kisvesi altında kurumsal meşruiyet arayışında bir Truva atı işlevi görerek “ayrışma, cemaat baskısı veya demokratik ilkelere itiraz mantıklarını” teşvik ettiğini anlatıyor.

Karar, Müslüman Kardeşler veya siyasal İslam’la bağlantılarına rağmen FEMYSO, Avrupa Irkçılık Karşıtı Ağ (European Network Against Racism – ENAR), Al Sharq Forum, Islamic Relief Worldwide ve Gaziantep Üniversitesi gibi kuruluşlara yönelik “özellikle AB tarafından finanse edilen projelere katılım yoluyla” gerçekleşen “AB fonlarının ele geçirilmesi” konusunu da ele alıyor.

Sağcı Avrupa Parlamentosu Üyelerinden İslamcı Sızmaya Kırmızı Alarm

“İslamcı sızma her zaman silah sesiyle başlamaz. Bir gülümsemeyle, özenle bağlanmış bir kravatla ve insan haklarının çarpıtılmış diliyle başlar. Öldürebildiğinde öldürür, öldüremediğinde sızar,” diyen Fransız AP üyesi Céline Imart, Hamas’ın 1.200 İsrailli sivili katletmesinin üçüncü yıl dönümünde, 7 Ekim’de Strasbourg’da milletvekillerine seslendi.

Kararı Avrupa Halk Partisi (European People’s Party) Grubu adına kaleme alıp Avrupa Parlamentosu’na sunan Imart, “Saflığa ‘diyalog’ demeyi bırakalım. Onayımızı arayanlara ‘ortak’ demeyi bırakalım. Hibe başvurularını ‘çeşitlilik ve kapsayıcılık’ ifadeleriyle süslüyor diye bir derneğe ‘temsilci’ demeyi bırakalım,” diyerek çağrıda bulundu.

“Oldu. Ve bu tarihi bir şey,” diye tweet atan Imart, oylamayı kazanmasının ardından “Avrupa’nın bir zincir gibi peşi sıra sürüklediği bir tabuyu kırdım: Bu zafer, kurumlarda büyük bir doktrin değişimi anlamına geliyor,” ifadelerini kullandı.

Belçikalı milletvekili Sophie Wilmès, Müslüman Kardeşler’i “anti-demokratik davranışlara, kutuplaşmaya ve temel hak ihlallerine yol açabilmesi bakımından üst düzey ve öncelikli bir tehdit” sözleriyle nitelendirerek bunun Belçika güvenlik ve istihbarat servislerinin tespitleri olduğunu vurguladı.

Sol Partiler Kararı ‘İslamofobik’ Diyerek Kınadı

Hararetli bir tartışmada solcu ve Müslüman milletvekilleri, kararı “İslamofobik”, komplocu ve tüm Müslümanları damgalayıcı bulduklarını söyleyerek ortak bir tutum aldı.

Sosyalist Parti’den ve Avrupa Parlamentosu’ndaki Sosyalistler ve Demokratlar İlerici İttifakı Grubu (Group of the Progressive Alliance of Socialists and Democrats) üyesi Fransız milletvekili Chloé Ridel, öneriyi “İslamofobik” olmakla eleştirdi; ayrıca bunun “bu kez Avrupa’da İslamcı sızma hakkında bir karar kisvesi altında” yapıldığını savundu.

Ridel, Imart gibi siyasetçilerin; “kürtaj karşıtı Katolik köktenci örgütler”, “Trump’ın siyasi sistemlerimize sızması” ve “neo-Nazi gruplar ya da antisemitik influencer’lar” gibi “köktenciliklerle” mücadele söz konusu olduğunda ortada olmadığını ileri sürdü.

Aşırı sol ve İslamcı yanlısı La France insoumise (LFI) üyesi Damien Carême, muhafazakâr milletvekillerini “bizi komplo teorilerine sürükleyen bir tartışma” başlatmakla suçladı. Şunu ekledi: “Sağ kanat, aşırı sağ ve merkezi temsil ettiğini iddia edenler, en ufak bir kanıt olmaksızın bize arkamızdan bir Müslüman komplosunun tezgâhlandığını söylüyor.”

Fransız AP üyesi Majdouline Sbaï, Yahudilerden sonra Müslümanların “yeni hedef” haline getirildiğinden yakındı. Yeşiller’den sosyolog Sbaï, “Ben Müslümanım, Cumhuriyet’in seçilmiş bir temsilcisiyim, bir milletvekiliyim ve burada kalıp sizi dinleyeceğim ve sizinle mücadele edeceğim,” dedi.

Müslüman Kardeşler Uzmanı, AP Üyelerinin Sızma Stratejilerindeki Cehaletine Hayıflanıyor

Müslüman Kardeşler konusunda tanınmış bir uzman olan Florence Bergeaud-Blackler, Focus on Western Islamism (Batı İslamcılığına Odak – FWI)’e, “Bu, Avrupa Parlamentosu düzeyinde bir farkındalığın yalnızca başlangıcı. Sağ-sol ayrışması özellikle keskin, ama karar geçti çünkü merkez büyük ölçüde sağla birlikte oy kullandı,” dedi.

The Muslim Brotherhood and Its Networks: The Investigation kitabının yazarı Bergeaud-Blackler, “Açık olalım: Karar Müslüman Kardeşler’i yasaklamıyor. İhvan’ın kurumlara yerleşme stratejisine karşı bir strateji çağrısı yapıyor,” diyerek vurguladı. “Başka bir deyişle, her şey şimdi başlıyor. Sağ ile merkez arasında şimdiden bölünmeler var ve sağ, merkez ve aşırı sağ alınacak önlemler konusunda hemfikir değil.”

Bergeaud-Blackler, “AP üyeleri arasında İhvancılığa dair cehalet düzeyi de çok yüksek olmaya devam ediyor,” diyerek uyardı. “Kimileri yasak istiyor, kimileri istemiyor. Kimileri başörtüsünün İslamcı olmadığını düşünüyor, kimileri yüzme havuzlarında cinsiyet ayrımının İslamcı bir buyruktan ziyade bir gelenek olduğunu düşünüyor,” diye ekledi.

Bergeaud-Blackler, “Tartışma, İslam ile İslamcılık arasındaki sınırın nereye çizileceği üzerine olacak,” diyerek tartışmanın çerçevesini anlattı. “Sol, meseleyi elinden geldiğince siyasallaştırarak önlemlerin kabulünü engelleyecek. AP üyelerinin konuda kendilerini eğitmeleri gerekecek. Her şeyden önce, bunu partizan bir siyasi meseleye dönüştürmemeliler.”

Avrupalı Müslüman Kuruluş Kararı Nazi Nürnberg Yasalarıyla Kıyasladı

Strasbourg merkezli Avrupa Toplumsal Uyum İçin Müslüman Girişimi (European Muslim Initiative for Social Cohesion – EMISCO), sert ifadeler içeren bir açıklamada kararı, Nazi rejiminin Nürnberg ırk yasalarına benzeterek “Müslümanlara yönelik şüphenin normalleştirilmesi” konusunda uyardı.

Açıklamada, kararın savunucularının “siyasal İslam ile din olarak İslam arasındaki ayrımı bir güvence olarak sunduğu” belirtilerek, “EMISCO bu sunumun, Müslüman toplulukların Avrupa yaşamına görünür, eşit ve özgür biçimde katılımını engelleyen dışlayıcı bir yaklaşımı perdelediğine inanıyor” denildi.

Açıklamada, Filistin’le dayanışmanın, başörtüsü takma hakkının ve ayrımcılıkla mücadelenin “meşru yurttaşlık faaliyetleri olduğu, aşırıcılığın kanıtı olmadığı” savunuldu; ayrıca “bağlayıcı olmasa bile kararın, yasal yurttaşlık katılımına yönelik ulusal kısıtlamaları teşvik etme riski taşıdığı” belirtildi.

EMISCO, “Müslüman girişimlerini hiçbir gerçek dayanağı olmaksızın sistematik biçimde siyasal İslam’ın uydurma bir projesi olarak resmetmek, göçmen kökenli olmayan Müslümanları da hedef alıyor,” değerlendirmesinde bulundu; solcu AP üyelerini ve Avrupa Irkçılık Karşıtı Ağ (ENAR) dahil bazı sivil toplum kuruluşlarını, kararı kınadıkları için övdü.